9 Ağustos 2013 Cuma

SGK Sağlıklı Yaşam Bilgileri

Sosyal Güvenlik Kurumu, vatandaşları gereksiz radyolojik incelemeler konusunda uyarıyor. "Başınız her ağrıdığında tomografi çekilmesini isterseniz, bir gün gerçekten kanser yüzünden başınız ağrıyabilir" diyen SGK, sadece bir tomografi çektirme sonucu alınan radyasyonun, Japonya'da atılan atom bombasına 2.5 kilometre uzaklıkta yaşayanların aldığı doza eşit olduğu uyarısı yaptı. SGK, "Türkiye'de her yıl 35 bin kişi tıbbi hatalar yüzünden hayatını kaybediyor. Size verilen tedaviye dahil olun ve sağlık kuruluşlarını gereksiz yere meşgul etmeyin" dedi.

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), son yıllarda gereksiz yere hastaneye gidişin ve ilaç kullanımının artması üzerine 1.5 milyon sigortalıya 'Sağlıklı Yaşam Bilgileri' kitabı gönderdi. Kitapta, sağlıklı olmak için uykudan beslenmeye, temizlikten spora; sağlık kuruluşuna gidişten ilaç kullanımına kadar A'dan Z'ye tüm konularda bilgi verildi. Vatandaş, gereksiz tetkik ve tedaviler ile ilaç kullanımı konusunda uyarıldı.

TÜRKİYE'DE 35 BİN KİŞİ TIBBİ HATADAN ÖLÜYOR

Amerika'da yapılan bir araştırmaya göre en çok yaşam kaybının sağlık sektöründeki kurumlarda olduğu ortaya konurken, havayolu şirketlerinin, kimyasal üreticilerin ve dağcılık sektörünün bile sağlık kurumlarından daha güvenli olduğu vurgulandı. Tıbbi hataların tüm dünyada ölüm nedenleri sıralamasında ilk 5'te yer aldığı belirtilerek, Amerika'da her yıl 98 bin kişinin tıbbi hatalar nedeniyle yaşamını kaybettiği ifade edildi. Türkiye'de de günde ortalama 100 kişinin; yılda ise 35 bin kişinin tıbbi hatalar nedeniyle öldüğüne dikkat çekildi. Tıbbi hatalardan korunmak için hastaların kendi tedavilerine daha çok dahil olmaları gerektiği belirtildi. Ayrıca sağlık kuruluşları ve sağlık personelinin gereksiz yere meşgul edilmemesi istendi.

GEREKSİZ TOMOGRAFİ=KANSER

Vatandaşın, hekimleri gereksiz tetkik yaptırmak, ilaç yazdırmak veya tedaviye zorlamaktan kaçınmaları gerektiği belirtilen kitapta, "Sadece hekiminizin gerekli gördüğü tetkik ve tedavileri yaptırın. Gereksiz yere çekilen her akciğer filmi, tomografi, mamografi gibi tüm radyolojik incelemeler, sizin fazladan radyasyon almanıza yol açar. Fazladan alınan radyasyonun size kanser olarak döneceğini unutmayın" denildi.

Amerika'da tomografik incelemelerin tüm kanserin yüzde 2'sine yani 30 bin kansere ve 14 bin 500 ölüme neden olduğu anlatılarak, "Başınız her ağrıdığında tomografi çekilmesini isterseniz, bir gün gerçekten kanser yüzünden başınız ağrıyabilir" uyarısı yapıldı. Kitapta, "Sadece bir tomografi taraması sonucu 14-21 mgy-miligray radyasyon alırsınız. Bu doz, Japonya'da atılan atom bombalarının 2.5 km uzağında yaşayan insanların aldığı dozdur. Bu bombadan kurtulanların ölüm risklerinin yükseldiğine dair kesin katılar vardır. (David Brenner, http://radiology.rdsna.org)" bilgisine yer verildi.

Sağlık kuruluşlarında kendilerine veya yakınlarına gereksiz işlem, tetkik yapıldığını düşünenlerin en yakın Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'ne başvurmaları istendi.

SOFRADAN TOK KALKMAYIN!

Peki ama daha az doktora gitmek ve daha az ilaç kullanmak için neler yapmak gerekir? İşte bu sorunun yanıtı da ayrıntılı bir şekilde verildi. Sağlıklı kalmak için yapılması gereken yollar şöyle özetlendi:

-Yetişkinlik döneminde 7-8 saat; hayatın ilerleyen yaşlarında 4 saat gece uykusu uyuyun. Vücut direnci için çok önemli olan melatonin günün 23.00-03.00 saatleri arasında en yüksek düzeyde salgılanır. Dolayısıyla bu saatlerde özellikle ışıksız ortamda uyuyun.
- Kaliteli bir uyku için her gün aynı saatte uyuyun ve uyanın.
- Sabah çalışmaya başlamadan önce kısa bir yürüyüş yapın. İşe yürüyerek gidebilecek mesafedeyseniz, bunu değerlendirin.
- Aldığınız kafeini sınırlayın. İki fincandan fazla kahve içmeyin.
-  Düzenli egzersiz yapmak, yaşam enerjisini artırır. Kalp ve damar hastalıkları, tansiyon yüksekliği ve ileri yaşlarda kemik erimesi gibi sorunları azaltır. Sizi kanserden korur. Gün aşırı 30 dakika tempolu yürüyüş yapın.
- Kanser ve kalp hastalıkları başta olmak üzere birçok hastalığın temelini oluşturan sigaradan kesinlikle uzak durun. Kullanıyorsanız derhal bırakın.
- Alkol karaciğere, pankreasa ve dolaşım sistemine büyük hasar veriyorsa da en büyük zararı merkezi sinir sistemine ve beyne. Sağlığınız için alkolden uzak durun.
- Sağlıklı beslenin. Geleneksel ve doğal besinleri tercih edin. İşlenmiş gıdalardan uzak durun. Kahvaltıyla güne başlayın. Az ve sık yiyin. Sofradan tok kalkmamayı alışkanlık haline getirin. Porsiyonları küçük tutun. Tuz ve şeker tüketimini azaltın. Lif içeriği yüksek, posalı gıdaları tüketin. Onlarca hastalığa neden olan obeziteden kaçının.
- Unutmayın hiçbir içecek suyun yerini tutamaz. Günde 6-8 bardak su için. Unutmayın, suyunuz oda sıcaklığında olmalı.
- Sağlıklı sindirimin, besinleri iyi çiğnemeyle başladığını unutmayın. Çok soğuk ya da sıcak sıvı almayın. Düzenli tuvalet alışkanlığı edinin. Kabızlıktan kurtulmak için yeterince meyve-sebze tüketin. Hareket edin, yeterli sıvı alın.
- Stresten korunun. Stresin nedenlerini ortadan kaldırın. İşlerinizi yetiştirebilmek için plan yapın, spor yapın, bir hobi edinin.
- Kişisel temizliğinize dikkat edin. Dışardan eve geldiğinizde, tuvaletten sonra, yemeklerden önce ve sonra ellerinizi sabunla; avuç içi, el sırtı ve parmak aralarını ovuşturarak yıkayın. Haftada en az 2-3 kez banyo yapın. Ayaklarınızı her akşam yıkayın, parmak aralarını kurulayın.
- Evinizi temiz tutun. Oda ve yataklarınızı günde 20-25 dakika havalandırın. Oda sıcaklığı 18-20 dereceyi geçmemeli. Yataklarda sentetik ve alerjen eşyalar bulundurmayın. Bulaşıklarınızı günlük yıkayın.
- Başkasına iyi gelen bir ilacı, 'bana da iyi gelir' deyip kullanmayın. Hekiminize danışmadan ilaç kullanmayın. Her ağrıda, ağrı kesici almayın. Gereksiz ilaç kullanmaktan kaçının. Unutmayın grup, nezle gibi hastalıklara virüsler; neden olur. Antibiyotikler ise bakterilerin tedavisi içindir. Nezle, gripte antibiyotik kullanmayın

SGK Biyometrik Kimlik Doğrulama

Biyometrik Kimlik Doğrulama Projesi yürürlüğe giriyor ve sağlık hizmetlerinde sahtecilik tarihe karışıyor. Biyometrik Kimlik Doğrulama Projesi sayesinde vatandaşlar parmak damar izi analizi yöntemiyle de kimlik doğrulamalarını gerçekleştirebilecek ve böylelikle sağlık hizmetlerini daha adil ve daha hızlı bir şekilde alabilecekler.

Sağlık sektöründe adil hizmet dağıtımının önündeki en büyük engellerden biri olarak görülen “kimlik sahteciliği” Sosyal Güvenlik Kurumu Biyometrik Kimlik Doğrulama Projesi ile son buluyor. 1 Eylül 2013 tarihinden itibaren yürürlüğe girecek uygulama sayesinde SGK bünyesinde sağlık hizmeti almak isteyen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları eskisinden çok daha hızlı ve doğru hizmet alabilecekler. Sağlık hizmetlerinin dağıtım süreçlerinde devrim yaratması beklenen uygulamanın arkasında ise Türk mühendislerinin Ar-Ge çalışmaları yatıyor.

BioPOS ile parmak damar izi doğrulaması nedir?

BioPOS ile parmak damar izi doğrulaması, her insanda benzersiz bir yapıya sahip olan parmak damarı izinin özel bir algoritma ile şifrelenip, Türk teknoloji şirketi Proline tarafından geliştirilen BioPOS cihazı ile analiz edilmesine dayanıyor. Sistem uygulamaya geçtiğinde vatandaşlar sağlık kuruluşlarına yapacakları ilk müracaatta danışma bankolarında kurulacak olan BioPOS cihazlarına parmak damar izlerini kaydettirerek sisteme dahil olacaklar ve vatandaşların parmak damar izi bilgileri SGK merkezinde bulunan sunucularda kriptolu olarak saklanacak. BioPOS cihazı, sağlık hizmeti almaya gelen vatandaşların parmak damar izleri ile T.C. kimlik numaralarını eşleştirecek ve hizmet almak isteyen vatandaşın kimliği onaylanıyor olacak. Böylelikle haksız hizmet alımının önüne geçilmiş olacak.

Türk mühendislerinin geliştirdiği BioPOS cihazı hem mobil hem güvenli

Parmak damar izi doğrulamasının yapılabilmesini sağlayan BioPOS cihazı modern teknolojileriyle dikkat çekiyor. Dünya standartlarında çift katmanlı güvenlik teknolojisini barındıran cihaz, vatandaşların kimlik bilgilerinin harici bir kaynak tarafından ele geçirilme riskini düşük seviyeye indiriyor. Wi-Fi ve 3G ile mobil kullanımı destekleyen cihaz, fiziksel bir mekana bağlı olmadan da kullanılabiliyor.

Proline’ın 81 ilde 7/24 çalışan hizmet ağı ve servis noktaları sayesinde SGK’ya bağlı tüm hastanelerde kullanılabilecek olan BioPOS cihazının bakımı ve servis desteği aksamayacak. Cihaz; 3 yıl içerisinde tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının cebine girmesi planlanan yeni T.C. Elektronik Kimlik Kartları ile de entegrasyon sağlıyor. Kolay kullanıma son derece elverişli bir arayüze sahip olan cihaz, teknoloji altyapısı ve güçlü donanım özellikleri ile kayıt ve doğrulama işlemlerini son derece hızlı bir şekilde gerçekleştiriyor.

Önemli miktarda tasarruf sağlanacak

Parmak damar izi çözümü sayesinde sahtecilik ve usulsüzlüğün önüne geçileceği için sağlık hizmetleri daha etkin ve daha kaliteli bir şekilde vatandaşlara sunulacak. Böylelikle kayıp ve kaçaklar en aza indirilebilecek ve kamu harcamalarında önemli oranda tasarruf gerçekleştirilecek. Sağlık hizmetlerinde yapılacak bu tasarruf, kaynakların da farklı alanlara yönlendirilebilmesini sağlayacak.

Sosyal Güvenlik Kurumu kararıyla yürürlüğe giren mevzuat gereğince parmak damar izi doğrulama sistemi de 1 Eylül 2013 tarihinden itibaren tüm özel sağlık kuruluşlarında uygulanmaya başlayacak.
Posted on 22:08 | Categories:

SGK SMS bilgilendirme

Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) 4/A kapsamındaki sigortalılara istirahatli oldukları süreler için ödediği 'geçici iş göremezlik ödeneği' hesaba yatırıldığında SMS ile bildirilecek.

SGK'dan yapılan bilgilendirmede, 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'na göre 4/A kapsamında bulunan sigortalılara istirahatli kaldıkları süreler için anılan kanunun 18'inci maddesinde yer alan hükümlere göre E-ödenek programı aracılığı ile 'geçici iş göremezlik ödeneği' ödendiği hatırlatıldı.

Açıklamada şöyle denildi: "Geçici iş göremezlik ödeneklerinin sosyal güvenlik il müdürlükleri/sosyal güvenlik merkezleri tarafından MOSİP sistemi üzerinden banka hesabına aktarıldığında sigortalılarımıza bilgilendirme amaçlı SMS gönderilmesine 9 Temmuz 2013 tarihinde başlanılmıştır.

Konuyla ilgili olarak sigortalıların www.sgk.gov.tr adresinde yer alan 'SMS bilgilendirme' menüsünden 'SMS hizmetleri bilgi girişi/güncelleme' ekranından cep telefonlarını sisteme kaydetmeleri halinde geçici iş göremezlik ödeneklerinin bankaya aktarıldığı tarih 'SMS' yoluyla bildirilecektir."
Posted on 22:06 | Categories:

5 Ağustos 2013 Pazartesi

Sosyal Güvenlik Kurumu Tahsilat Sistemi

Sosyal Güvenlik Kurumu’na(SGK) geliştirilen ve SGK’nın tüm mali yönetim ihtiyaçlarını karşılayan bir projedir.

Sosyal Güvenlik Kurumunda (SGK) kurum içindeki veznelerin kalktığı, tahsilatların Merkezi Tahsilat Sistemi (MOSİP) üzerinden anlaşmalı bankalar aracılığıyla yapıldığı hatırlatıldı.

“Bilindiği üzere kurumumuz vezneleri 1 şubat 2012 tarihi itibariyle kapatılmış olup tüm tahsilatlarımız Merkezi Tahsilat Sistemi (MOSİP) üzerinden kurumumuzla anlaşmalı bankalar aracılığıyla yapılmaktadır. Prim ödeme yükümlülüklerimizin büyük çoğunluğunun belirli bazı kamu bankalarına ve sadece gişelere müracaatı prim ödemelerinde bazı sıkıntılara yol açmaktadır. Bu nedenle prim ödemelerinin son günlere bırakılmaması, ayrıca primlerin sadece gişelerden ve belirli bankalardan değil anlaşmalı bankaların tümünden ve ATM’lerden, internet bankacılığından, kurum internet sitesinden kredi kartıyla ve otomatik ödeme talimatlarıyla ödenebildiği, hangi banka ve hangi ödeme kanallarından tahsilat yapılabildiği ekteki tabloda olup, www.sgk.gov.tr e-posta adresinden veya bankalar tarafından kredi kartıyla yapılan tahsilatlarda bankalarca komisyon alınabilmekte olup alınan komisyonun SGK ile ilgisi bulunmamaktadır .”


TAHSİLAT YAPILAN BANKALAR

SGK İl Müdürlüğünden yapılan açıklamada prim tahsilatlarının yapılabildiği anlaşmalı bankaların isimleri ise şunlar;

“Abank, Akbank, Albakara Türk, Alternatif Bank, Anadolubank, Asya Katılım Bankası A.Ş., Denizbank, Eurobank, Finansbank, Garanti Bankası, Halkbank, HSCB, Ingbank, Kuveyt Türk, Şekerbank, Tekstilbank, T-Bank A.Ş., Türk Ekonomi Bankası, Türkiye Finans, Turkish Bank, Türkiye İş Bankası A.Ş., Vakıfbank, Yapı Kredi, Ziraat Bankası ve SGK kurumuna ait www.sgk.gov.tr resmi internet sitesi
Posted on 02:17 | Categories:

31 Temmuz 2013 Çarşamba

SGK İşverenlerin Sorumlulukları

İşverenlerin Yükümlülükleri

1) Sigortalı işe giriş bildirgesinin verilmesi
Bu bölümdeki açıklamalar Sigortalı Tescil ve Hizmet Daire Başkanlığının mevzuat alanına girdiğinden ilgili Başkanlık personelince düzenlenmesi gerekmektedir.

2) İş kazası ve meslek hastalığının bildirilmesi
Bu bölümdeki açıklamalar Kısa Vadeli Sigorta Kolları Daire Başkanlığının mevzuat alanına girdiğinden ilgili Başkanlık personelince düzenlenmesi gerekmektedir.

3) Aylık prim ve hizmet belgesinin verilmesi
Hizmet akdine tabi (4-a kapsamında) çalıştırılan sigortalılar yönünden:
5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanları çalıştıran;
- Özel nitelikteki işyeri işverenleri, cari aya ilişkin olarak düzenleyecekleri asıl, ek veya iptal nitelikteki aylık prim ve hizmet belgelerini, en geç belgenin ilişkin olduğu ayı izleyen ayın 23’ünde,
- Resmi nitelikteki işyeri işverenleri ise, cari aya ilişkin olarak düzenleyecekleri asıl, ek veya iptal nitelikteki aylık prim ve hizmet belgelerini, en geç belgenin ilişkin olduğu dönemi izleyen takvim ayının 7’sinde,
saat 23.59’a kadar e-Sigorta kanalıyla Kuruma göndermek zorundadırlar. Belgenin gönderilmesi gereken sürenin son gününün resmi tatile rastlaması halinde, aylık prim ve hizmet belgesi, son günü izleyen ilk iş günü saat 23:59 a kadar, Kuruma, e-Sigorta kanalıyla gönderilebilecektir.
Kamu görevlileri (4-c kapsamında çalıştırılan) yönünden:
Bu Kanuna göre ilk defa 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar ile bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce iştirakçi olup Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanları çalıştıran işverenler, bir ay içinde çalıştırdığı sigortalılara ilişkin örneği Tebliğ ekinde yer alan aylık prim ve hizmet belgesini (EK:2) ve (EK:3), en geç maaş ödemelerinin yapılması gereken tarihi takip eden 10 uncu günü saat 23.59’a kadar e-sigorta kanalı ile Kuruma göndermekle yükümlüdür. Buna göre, bu işverenler, söz konusu belgeleri;
a) Her ayın 15’i ile müteakip ayın 14’ü arasındaki maaşını ayın 15’inde peşin alan sigortalılar için maaş ödemelerinin yapılması gereken ayın 25’inci günü sonuna kadar,
b) Her ayın 1’i ile 30’u arasındaki maaşını ayın 1’inde peşin alan sigortalılar için, maaş ödemelerinin yapılması gereken ayın 11’inci günü sonuna kadar,
c) Her ayın 15’i ile müteakip ayın 14’ü arasındaki maaşını müteakip ayın 15’inde çalıştıktan sonra alan sigortalılar için, maaş ödemelerinin yapılması gereken ayın 25’inci günü sonuna kadar,
d) Her ayın 1’i ile 30’u arasındaki maaşını müteakip ayın 1’inde çalıştıktan sonra alan sigortalılar için maaş ödemelerinin yapılması gereken ayın 11’inci günü sonuna kadar,
her bir maaş ödeme dönemi için ayrı ayrı Kuruma vermekle yükümlüdür. Son günün resmi tatile rastlaması durumunda aylık prim ve hizmet belgeleri bu günü izleyen ilk iş günü sonuna kadar gönderilecektir.

4) Primlerin ödenmesi

Primlerin ödenmesine ilişkin açıklamalar, İşverenlerin Prim Ödeme İşlemleri başlıklı bölümde açıklandığından bu bölümün portaldan çıkartılması gerekmektedir.

5) İşten ayrılmanın bildirimi

Bu bölümdeki açıklamalar Sigortalı Tescil ve Hizmet Daire Başkanlığının mevzuat alanına girdiğinden ilgili Başkanlık personelince düzenlenmesi gerekmektedir.
Posted on 02:14 | Categories:

İşyerinin Bildirimi İşyeri SSK İşveren SGK

İşyeri, İşveren ve İşyerinin Bildirimi
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 11 inci maddesinde;
            -İşyeri, sigortalı sayılanların maddî olan ve olmayan unsurlar ile birlikte işlerini yaptıkları yerler,
            -İşveren ise, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentlerine göre sigortalı sayılan kişileri çalıştıran gerçek veya tüzel kişiler ile tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlar,
olarak tarif edilmiştir.
İşveren, örneği Kurumca hazırlanacak işyeri bildirgesini en geç sigortalı çalıştırmaya başladığı tarihte, Kuruma vermekle yükümlüdür. Şirket kuruluşu aşamasında, çalıştıracağı sigortalı sayısını ve bunların işe başlama tarihini, ticaret sicili memurluklarına bildiren işverenlerin, bu bildirimleri Kuruma yapılmış sayılır. Ticaret sicili memurlukları, kendilerine yapılan bu bildirimi en geç on gün içinde Kuruma bildirmek zorundadır.
             29/6/1956 tarihli ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tâbi şirketlerin nevilerinin değişmesi, birleşmesi veya diğer bir şirkete katılması durumunda, bu hususların ticaret siciline tesciline ilişkin ilân tarihini; adi şirketlerde şirkete yeni ortak alınması durumunda ise en geç yeni ortağın alındığı tarihi takip eden on gün içinde, işyeri bildirgesi ile Kuruma bildirilmek zorundadır.
             İşyerinin faaliyette bulunduğu adresten başka bir ildeki adrese nakledilmesi, sigortalı çalıştırılan bir işin veya işyerinin başka bir işverene devredilmesi veya intikal etmesi halinde, işyerinin nakledildiği, yeni işverenin işi veya işyerini devraldığı tarihi takip eden on gün içinde, işyerinin miras yoluyla intikali halinde ise mirasçıları, ölüm tarihinden itibaren en geç üç ay içinde, işyeri bildirgesini Kuruma vermekle yükümlüdür. İşyerinin aynı il sınırları içinde Kurumun diğer bir ünitesinin görev alanına giren başka bir adrese nakledilmesi halinde, adres değişikliğinin yazı ile bildirilmesi yeterlidir. Bu işlerde çalışan sigortalıların, sigorta hak ve yükümlülükleri devam eder. İşyeri bildirgesinin örneği Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 6 No’lu ekinde yer almakta olup, söz konusu bildirgenin Kurumumuz web sitesinde yer alan “Formlar ve Dilekçeler” bölümünden temin edilmesi mümkün bulunmaktadır.
İşyeri bildirgesinin Kanunun 11 inci maddesinde belirtilen süreler içinde Kuruma verilmemesi halinde,  5510 sayılı Kanunun 102 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine istinaden ilgililer aleyhine,
1) Kamu idareleri ile bilânço esasına göre defter tutmak zorunda olanlar için asgari ücretin üç katı tutarında,
2) Diğer defterleri tutmak zorunda olanlar için asgari ücretin iki katı tutarında,
3) Defter tutmakla yükümlü olmayanlar için bir aylık asgari ücret tutarında,
idari para cezası uygulanmaktadır.
İşyeri bildirgesi ile birlikte verilecek belgeler:
İşyeri bildirgesi ekinde verilmesi gereken belgeler Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 29 uncu maddesinde açıklanmıştır. Buna göre,
İşveren, işyeri bildirgesi ekinde Kuruma vermesi gereken;
a) Daimi mahiyetteki işyerlerinde, işyerinin adresini gösterir yerleşim belgesini,
b) Gerçek kişi işverenler yönünden kendilerinin, tüzel kişi işverenler yönünden ise tüzel kişiliği temsile yetkili kişilerin imza sirkülerini,
bir ay içinde Kuruma, elden vermekle veya posta yoluyla göndermekle yükümlüdür. İmza sirküleri Kuruma verilmesi gereken kişilerin, Üniteye bizzat müracaat ederek kimliklerinin tespitiyle birlikte imza beyanlarının alınmasını sağlamaları halinde, (b) bendinde istenilen imza sirküleri artık istenilmez.
     İşverenden iş alan alt işverenler, Kanundan doğan yükümlülükleri başlamadan önce, işyeri bildirgesi hariç, birinci fıkranın (b) bendinde belirtilen belgeyi ve asıl işverenle yapmış olduğu sözleşmenin bir örneğini, Kuruma elden verir veya posta yoluyla gönderirler.
Birinci fıkrada belirtilen belgelerin yanı sıra;
a) Tüzel kişiler; hükmi şahsiyetin tescil edildiği Ticaret Sicil Gazetesini,
b) Adi ortaklıklar; noter onaylı ortaklık sözleşmesini,
c) İhale konusu işlerde; işin sözleşmesi veya işin üstlenildiğini gösterir idarenin yazısı,
ç) İnşaat işyerlerinde; yapı ruhsatının fotokopisi, varsa arsa sahibi ile müteahhit arasındaki inşaat yapım sözleşmesi,
birinci fıkrada belirtilen sürede ve usulle verilir.
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı çalıştırılan işyerlerinin tescilinde, işyeri bildirgesi yeterli olup eki belgeler ihtiyaç olması hâlinde ünitece istenir.
Bu madde de verilmesi istenen belgelerden ilgili kurumlardan elektronik ortamda alınanlar Kurumca istenmez.
Kendi nam ve hesabına çalışanlar, sigortalı oldukları yerde ayrıca hizmet akdi ile sigortalı çalıştırmıyorsa “işveren” sayılmayacak ve bunların işyeri bildirge verme yükümlülüğü olmayacaktır.
İşyeri bildirgesinin zamanında veya hiç verilmemesi durumunda kamu idareleri de dâhil işverenlere idari para cezası uygulanacaktır.

26 Temmuz 2013 Cuma

SSK - SGK Girişi Geriye Aldırma

SORU: 12.01.1973 doğumluyum. BAĞ-KUR başlangıcım 01.07.1991 ve SSK başlangıcım 01.03.1997. 28.02.2013 tarihi itibariyle toplam 5.475 günüm var. 1990 yılında maliye kaydımın bulunduğu halde 18 yaşımdan dolayı Bağ-Kur başlangıcım 01.07.1991 olarak başladı. Şu anda maliye kaydımdan dolayı sigorta girişimi geri aldırabilir miyim, emekli tarihimi etkiler mi? Şimdiden yardımlarınız için teşekkür ederim.
CEVAP: Verdiğiniz bilgilere göre; 25 yıl, 53 yaş ve 5.600 günle emekli olabilirsiniz. BAĞ-KUR’da 18 yaş öncesi sayılmadığı için, giriş tarihinizi geri aldıramazsınız. 53 yaşınızın dolduğu 12.01.2026 tarihinde, 5.600 günle emeklilik müracaatı yapabilirsiniz

21 Temmuz 2013 Pazar

SSK ’danmı yoksa Bağkur dan emeklilikmi avantajlı

SSK’dan emeklilik sizin için daha avantajlı olur
ssk mı bağkur mu

Soru : 26.06.1974 doğumluyum. İlk olarak 1991 yılında 33 gün, 1997 yılında 240 gün SSK’lı olarak prim ödemem var. Mayıs 1994-Kasım 1995 tarihleri arasında askerlik yaptım. Mayıs 1998’den itibaren Bağ-Kur’lu oldum, primlerimi düzenli ödüyorum. Yaklaşık 15 yıl Bağ-Kur sigortam var. Zaman içerisinde 12. basamağa kadar gelmiştim, basamak kalktığından beri hemen hemen aynı miktarda prim ödedim. Şu anda 337 TL prim ödüyorum. Muhtemel emeklilik tarihim nedir? Tatminkar bir emekli maaşı almam için Bağ-Kur’dan mı yoksa SSK’dan mı emekli olmalıyım? Bağ-Kur’dan emekli olmamı uygun görürseniz emekliliğime ne kadar zaman kala primlerimi yüksek ödemeliyim?

Cevap : 4/b (Bağ-Kur) statüsünden emeklilik için 25 tam yıl (9000 gün) prim ödemiş olmanız ve 57 yaşınızı doldurmanız gerekiyor. Askerlik borçlanması yaparsanız emeklilik yaşınız 56’ya iner.

4/a (SSK) statüsünden emeklilik için, sigorta başlangıcınız 23.05.1991’den önce ise 25 yıl sigortalılık süresi, 52 yaş ve 5525 prim günü; sonra ise 25 yıl sigortalılık süresi, 53 yaş ve 5600 prim günü şartlarına tabi olursunuz. Bir de son 1260 gün 4/a kapsamında prim ödemeniz gerekir. Bu durumda 4/a statüsünden hem daha az prim ödeyerek hem de daha erken emekli olursunuz.

Daha az prim ödeyip 5 yıl da erken emekli olacağınızdan SSK avantajlı

Soru : 28 Ocak 1966 doğumluyum. Ocak 1984’te SSK’lı oldum. 2263 gün prim ödedim. 25 Kasım 1997’de Bağ-Kur’a geçtim. 12 yıl prim ödedikten sonra 25 Ekim 2011’de Bağ-Kur’u terk ettim. Tekrar SSK’ya giriş tarihim 11 Şubat 2011, çıkış tarihim 30 Haziran 2012. ödediğim prim sayısı 239 gün. SSK’ya toplam 2502 gün prim ödedim. Ne zaman ve nasıl emekli olabilirim?

Cevap : Primi ödenen son yedi yılda (son 2520 gün prim içinde) fazla prim ödenen kurum şartlarıyla emekli olunuyor. Son yedi yılda Bağ-Kur’a fazla prim ödemeniz olduğundan, bugün için Bağ-Kur şartlarıyla emekli olmak durumundasınız. Bağ-Kur’da 25 yıl (9000 gün) prim ve 53 yaş şartlarına tabisiniz. 2178 gün daha prim ödeyerek priminizi 9000 güne tamamlamanız şartıyla, 28 Ocak 2019’da emekli olabilirsiniz. Sigorta başlangıç tarihiniz SSK’dan emekli olmanızı avantajlı kılıyor. Sigortalı çalışarak 1021 gün daha prim ödeyip, Bağ-Kur’dan sonraki sigortalı çalışmanızla ödediğiniz 239 gün primi 1260 güne tamamlamanız halinde, SSK’da 25 yıl sigorta, 5225 gün prim ve 48 yaş şartlarına tabi olursunuz. Priminizi 1260 güne tamamlayacağınız tarihte SSK’dan emekli olabilirsiniz. (Ara vermeden prim öderseniz Ekim 2014 sonunda). Daha az prim ödeyip 5 yıl da erken emekli olacağınızdan SSK’dan emekli olmanız avantajlı.
Posted on 17:24 | Categories:

Emekli Aylığı Nasıl Hesaplanıyor

Emekli aylığı hesaplanırken hangi ölçütler esas alınıyor? Emekli Aylığı Nasıl Hesaplanıyor ? Bu konulara soru üzerinden değineceğiz.

SORU : 18.04.1964 doğumluyum. 14.04.1987-01.08.1991 tarihleri arasında MEB’ de Emekli Sandığına bağlı olarak öğretmenlik yaptım. Bu sürecin 1989-1990 tarihleri arasında 4 ayı öğrencilik, 12 ayı yedek subay olarak askerlik görevidir. 10 Ekim 1991 tarihinden itibaren özel sektörde SSK’lı olarak çalışmaktayım. Toplam SSK prim günüm Mayıs 2013 tarihi itibarıyla 7246 gündür. Bu prim gününe 1987-1991 yılları arasındaki Emekli Sandığı ve askerlik sürecindeki prim günleri dâhil değildir. Ne zaman emekli olabilirim? Emekli maaşı belirlenirken hangi ölçütler esas alınmaktadır? Primlerin ödenme sürecindeki toplam kazancın, emekli maaşı üzerindeki etkisi nedir? Salih Özel

CEVAP : Emeklilik için 25 yıl sigortalılık süresi, 50 yaş ve 5375 prim günü şartlarına tabisiniz. Sigortalılık süresi ve prim günü şartlarını sağlamışsınız. 50 yaşınızı doldurduğunuzda emekli olabilirsiniz.

EMEKLİ AYLIĞINIZ HESAPLANMASI

Emekli aylığının hesaplanmasında, iki temel parametre esas alınıyor. Bunlardan biri ortalama aylık kazanç tutarı, diğeri de aylık bağlama oranı. Ortalama aylık kazanç tutarı, tüm sigortalılık süresi boyunca üzerinden prim ödenen prime esas kazanç tutarlarının, kazancın ait olduğu takvim yılından itibaren aylık talep tarihine kadar geçen takvim yılları için güncellenerek bulunan yıllık kazançlar toplamının, toplam prim ödeme gün sayısına bölünmesi suretiyle hesaplanıyor. Aylık bağlama oranı ise toplam prim ödeme gün sayısına göre hesaplanıyor.

Ayrıca sizin gibi sigorta başlangıcı 01.01.2000 tarihinden önce olanların emekli aylığı; 01.01.2000 öncesi, 01.01.2000-30.09.2008 dönemi ve 01.10.2008 sonrası dönem için ayrı ayrı hesaplanan kısmi aylıkların toplamından oluşuyor. Üç ayrı döneme ilişkin üç ayrı şekilde hesaplanan kısmi aylıkların toplamı, alt sınır aylığı ile kıyaslanıyor. Yüksek olan tutar, emekli aylığı olarak bağlanıyor.

01.01.2000 öncesi dönemin kısmi aylığı gösterge ve katsayı sistemine göre, 01.01.2000 sonrası döneme ilişkin kısmi aylıklar ise ortalama aylık kazancın aylık bağlama oranı ile çarpılması suretiyle hesaplanıyor. 01.01.2000-30.09.2008 dönemi ile 01.10.2008 sonrası döneme ilişkin güncelleme katsayıları ve aylık bağlama oranları da birbirinden farklı. 01.10.2008 tarihinden sonraki döneme ilişkin kısmi aylığın hesaplanmasında esas alınacak güncelleme katsayısı ve aylık bağlama oranı daha düşük.

Ortalama kazanç tutarının hesaplanabilmesi için tüm sigortalılık süresi içindeki prime esas kazanç tutarlarının bilinmesi ve bunların her yıl için güncelleme katsayısıyla güncellenmesi; sonra her üç dönem için kısmi aylıkların hesaplanması gerekiyor. Ayrıca prim ödeme günlerinin ve prime esas kazançların dönemine göre emekli aylıkları farklı olabiliyor.

Sonuç olarak, yıllar itibariyle prime esas kazanç tutarları, emeklilik tarihine kadar oluşacak güncelleme katsayıları ile her üç dönemdeki prim ödeme gün sayıları bilinmeden ve tüm bu hesaplamaları yapacak program olmadan manuel olarak emekli aylığı hesaplamak hem zor, hem vakit alıcı hem de doğruluğu tartışmalı olur.

GSS Borç Sildirme Genel Sağlık Sigortası

GSS Borç Sildirme, Genel Sağlık Sigortası Borç Sildirme İşlemleri

SGK kanunu değiştiği için 25 yaşından küçük olan erkek/kız öğrenciler SGK tarafından borçlu çıkartılıyor. Bunun sebebi öğrenci olduklarını SGK‘ya bildirmemeleri. Bu bildirim her sene 1 adet öğrenci belgesi ile yapılıyor. Bildirim yaptığınız sırada borçlu gözüküyorsanız geçmişe dönük borcunuz da siliniyor. Tabi ki borçlu dönemlerde öğrenci olmanız şartıyla. Genel Sağlık Sigortası kimi zaman çok sikayet alıyor ve istenmeyen borçların oluşmasına sebep olmaktadır. Bunun nedenleri arasında gerekli işlemlerin yapılmaması ile birlikte vatandaşların işlemlerinde gecikmelerin ve habersiz olmasından kaynaklanıyor.

gss borç sildirme

Fakat GSS prim borcuna itiraz hakkı bulunmaktadır. Eğer geçerli bir nedeniniz var ise SGK tarafından borç kaydedilen gss prim borcuna itiraz hakkı bulunmaktadır. Ayrıca gss prim borcunuzun daha da artmasını önlemek amacı ile çeşitli yöntemler bulunmaktadır.

Geliri 313 liradan aşağı olan kişilerin gelir testine girmeleri gerekmektedir. Kaymakamlıklar aracılığı ile yapılan bu gelir testine başvurulmaması durumunda ise yine GSS prim borcu oluşmaktadır. Gss Prim borcuna itiraz hakkı bulunmaktadır. Bu hakkı kullanmak için Sosyal Güvenlik Kurumuna durumu açıklayan bir dilekçe ve eki durumu ispatlayan belgeler ile başvuru yapılmalıdır. Herhangi bir sonuç alınamaması durumunda ise Gss Prim borcuna itiraz hakkı için geriye dönük olarak işletilen faizlerin silinmesi için İş Mahkemelerine başvuru yapılabilir.

KİMLER GSS PRİM BORÇLARINI SİLDİREBİLİRLER ?

    Öğrenci olmalarına rağmen adlarına GSS primi tahakkuk etmiş kız öğrenciler öğrenci belgeleriyle SGK Müdürlüklerine müraacat ederek bu borçları sildirebilirler.

    Öğrenci olmalarının yanı sıra 25 yaşını geçmemiş ve adlarına GSS primi tahakkuk etmiş erkek öğrenciler öğrenci belgeleriyle SGK Müdürlüklerine müraacat ederek bu borçları sildirebilirler.

    Yurt dışında bulundukları halde ikametgahları hala yurtiçinde görünenler ikametlerini bulundukları ülkeye aldırarak oradaki sürede dikkate alınarak Gss prim borç tutarlarını sildirebilirler.
Posted on 17:20 | Categories:

Emzirme ödeneği verilmesi için aranan şartlar

Emzirme Ödeneği

2013/20 sayılı SGK Genelgesinin üçüncü maddesi ve 5510 sayılı Kanunun 16’ncı maddesine göre, sigortalı kadına veya sigortalı olmayan karısının doğum yapması nedeniyle sigortalı erkeğe, Kanunun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamında kendi çalışmalarından dolayı gelir veya aylık alan kadına veya gelir aylık alan erkeğin sigortalı olmayan eşinin doğum yapması nedeniyle gelir aylık alan erkeğe diğer şartların yerine getirilmesi şartıyla emzirme ödeneği ödenmektedir.

Emzirme ödeneği verilmesi için aranan şartları yerine getiren erkeğin; isteğe bağlı sigorta, 2925 sayılı Kanun, 5510 sayılı Kanunun ek 5’inci veya ek 6’ncı maddeleri kapsamında sigortalı olması nedeniyle haklarında analık sigortası hükümleri uygulanmayan karısının doğum yapması halinde sigortalı erkeğe emzirme ödeneği verilecektir

Emzirme ödeneğinde 120 gün şartı var:
Sigortalı kadına veya sigortalı olmayan eşinin doğum yapması nedeniyle sigortalı erkeğe emzirme ödeneği verilebilmesi için, 5510 sayılı SS ve GSS Kanununun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının;
a) (a/SSK) kapsamında olanlar için doğumdan önceki bir yıl içinde en az 120 gün kısa vadeli sigorta kolları primi bildirilmiş olması,
b) (b/BAĞ-KUR) kapsamında olanlar için doğumdan önceki bir yıl içinde en az 120 gün kısa vadeli sigorta kolları primi yatırılmış ve genel sağlık sigortası primi dâhil prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması, şarttır.

Emzirme ödeneğinde 300 gün şartı dikkate alınır:
Emzirme ödeneğine hak kazanan sigortalılardan 5510 sayılı SS ve GSS Kanununun 9’uncu maddesine göre sigortalılığı sona erenlerin, bu tarihten başlamak üzere 300 gün içinde çocukları doğarsa, sigortalı kadın veya karısı analık sigortası haklarından yararlanacak sigortalı erkeğe, doğum tarihinden önceki 15 ay içinde en az 120 gün prim ödenmiş olması şartıyla emzirme ödeneği verilebilecektir.

Emzirme ödeneği tutarı 2013 yılında 95 liradır.

SORU:Tarım Sigortasına prim ödüyorum. Bir çocuğumuz oldu. Emzirme ödeneği alabilir miyim; kaç lira alırım? Bu konuda bilgi verirseniz sevinirim. Cevabınız için şimdiden teşekkür ederim.
CEVAP: Doğumdan önceki bir yıl içinde en az 120 gününüz varsa, 95 TL emzirme ödeneği alabilirsiniz.

Dul maaşı nasıl alınır

Dul maaşı nasıl alınır, dul maaşı bağlanması ve dul maaşı alma şartları nelerdir?

1 Ekim 2008’den önce, dul kalan kadına hem babadan hem de kocadan aylık bağlanabiliyordu. Yeni yasa ile 1 Ekim 2008’den itibaren her ikisinden de aylık bağlanamıyor. Ancak 1 Ekim 2008’den önce, babadan ve kocadan ayrı ayrı bağlanan aylıklar kesilmeyecek.1 Ekim 2008’den sonra hem kocadan hem babadan aylık bağlanamayacak ama babası ve kocası ölen kadının, eşinden ve babasından bağlanacak olan aylıklardan, yüksek olanı tercih etme hakkı var.Ölen kocası veya babası ise maaşı hangisi yüksekse onu tercih edebiliyor
Dul ve yetimlerden istenilecek belgeler:

1) Kayıtlı bulundukları Nüfus Müdürlüğünden alınacak vukuatlı Nüfus kayıt örneği, (Eşin ölümüyle dul kalan yetimlerden eş ve anne veya babasının kayıtlı olduğu ilgili nüfus idaresinden alınacak olan vukuatlı nüfus kayıt örnekleri)

2) Nüfus Kayıt örneğine uygun olarak doldurulacak Kimlik araştırma belgesi, (Belgede yer alan bölümlerin çizgi çekilmeden ve boş bırakılmadan yazı ile açık ifade kullanılarak cevap verilmesi gerekmektedir)

3) 18 yaşını doldurmuş ve 25 yaşını geçmemiş erkek yetimlerden öğrenime devam edenlerden ilgili okul idaresinden alınacak olan tasdikli Öğrenim Belgesi aslı

4) Aylık bağlanması istenilen Bireylere ait 3 adet fotoğraf

5) Emekli iken ölenlere ait özel belge ve sağlık karnelerinin iadesi edilmesi

6) Erkek yetimlerden 18 yaşını doldurup da öğrenime devam etmeyenlerden ortaöğretimde 20 yaşına kadar, yükseköğretimde 25 yaşına kadar malul olanlar için tam teşekküllü Devlet Hastanesinden resimli ve onaylı olarak alınacak sağlık kurulu raporu aslı,Bu durumda olanlardan kayyum ve vasi tayini edilenlerden kayyum ve vasi ilamları,

7) Yine bu durumda olanlardan bağlı bulundukları il veya İlçe İdare Kurulunca düzenlenecek muhtaçlık belgesi ile mahalle muhtarınca onaylanacak mal bildirim belgesi

8) Sandığımıza gönderilecek belgelerin aslı veya ilgili makamlarca onaylanmış örneği (aslı olmalıdır)

9) Vefat edenin annesi, bekar, dul veya boşanmış ise müracaatı ile birlikte (1), (2), (4) ve (7) şıklarında belirtilen belgelerin düzenlenerek hangi Sandık ise gönderilmesi gerekmektedir

10) Vefat edenin Babasının aylık talebinde bulunması halinde, (1), (2), (4) ve (7) şıklarında belirtilen belgelerin düzenlenerek Sandığımıza gönderilmesi gerekmektedir. Ancak, baba 65 yaşından küçük ise istenilen belgelere ek olarak tam teşekküllü bir devlet hastanesinden alınacak olan, çalışarak hayatını kazanıp-kazanamayacağını belirtir sağlık kurulu raporunun aslı istenilmektedir.

Yukarıdaki işlemleri yaptığınızda hangi kurum ise bu istenilen belgeleri verilmesi taktirinde maaşı hemen bağlatabilirsiniz.

Soru: 7 yıldır dul bir bayanım. Şuanda bir işim yok. Dul maaşı almak gibi bir imkânımız var mı? Ve bunun için nereye başvurmam lazım?

Cevap: Dul aylığı; sigortalı(işçi), Bağ-Kurlu(esnaf veya serbest meslek erbabı) veya Emekli Sandığı iştirakçisi(memur) olarak eşine dul aylığı bağlanacak kadar prim ödemesi olan sigortalıların ölümü üzerine, hayatta kalan eşine bağlanan aylıktır. Eşiniz sigortalı iken rahmetli olmuşsa; 5 yıl sigortalılık süresi ve 900 gün prim ödemesi varsa, Bağ-Kurlu iken rahmetli olmuşsa: 1800 gün prim ödemesi varsa, memur iken rahmetli olmuşsa; 5 yıl fiili hizmet süresi varsa, dul aylığı bağlatabilirsiniz. Bunun dışında dul maaşı adı altında bağlanan bir aylık bulunmuyor.
Posted on 17:15 | Categories: